Hayatın bir numarası var mı?

Kafamı en çok kurcalayan sorulardan bir tanesi. Dünyaya gelmeseydim ne kaybederdim sorusu oldu. Gerçekten tehlikeli bir soru bu. Yaşamı deneyimlemek büyüttüğümüz kadar önemli bir mesele mi? Herhalde buna cevap verebilmek için, önce hiç birşeyi deneyimlemek gerek. Hiçbir şeyde deneyimlenebilecek bir şey değil. Rüyasız bir uykuda ne deneyimlenebilir ki?

Konudan sapmadan başa dönmek istiyorum? Sizler neden yaşadığınızı biliyor musunuz? Sadece doğduğunuz için mi devam ediyorsunuz yoksa? Sizi yarını görmeye iten şey nedir? Umut, korku, merak? Ya birileri için bunlar hiç bir anlam ifade etmiyorsa? Ne sebeple olursan olsun hayatta kalıp mücadele etmeyi tamamen manasız bir külfet olarak görüyorsa bu kişi. Onu hangi evrensel gerçekle bu düşüncelerinden kurtarabilirdik ki? Hiçbir şeyi önemsemeyen birine neyi önemsetebilirsiniz? Kendini mi?

Her gün kalkıyor, yiyor, içiyor, düşünüyoruz. Kimimiz sanat yapıyor kimimiz dedikodu kimimizde hiç birşey. Peki sonuç ne? Sonuç yok. Bu bir süreç. Ölüme dek devam edecek bir süreç. Ve bu süreci nasıl dolduracağımızı bilmiyoruz. Arzuluyor ama korkuyoruz. İstiyoruz ama istemiyoruzda gibi. 100 yılda bir bi deli çıkıyor yalnız. İradesini sonuna kadar kullanabilen. Ben onları bu dünyanın uzaylıları olarak görüyorum. Geri kalanımız, ne istediğini bilmeyen bilse de yapacak cesareti olmayan alalade varlıklarız gibime geliyor. Sürekli sendeliyor ve taşa küfretmek dışında birşey yapmıyoruz. Yaşamayı beceremiyor belki çocugum becerir diye çocuk yapıyoruz. Oda başaramayınca hayal kırıklığımız iki katına çıkıyor. ( zaten büyük adam olsun diye binbir baskıyla yetiştirilen çocuktan ne beklenir? Hiç bir zaman kendi sesini duyamamış bir organik atık)

Doğadan kopmuşuz, ait olduğumuz yere ayda bir piknik yapma bahanesiyle gidiyoruz. Kendi kendimizi sitelere hapsettik. Kendi güvenlik alanlarımızı oluşturalım derken, kendi hapishanelerimizi yarattık. Kapıyada bir güvenlik koyduk sözde güvende hissedebilmek için.
Hayvanlarla etkileşimimiz yok denecek kadar az, kıyma olarak geliyorlar önümüze. Halbuki onlarla işbirliğide, onları avlamakta doğamızın bir parçası. Size bir şeyden bahsetmek istiyorum. Geçen sene zıpkınla balık avlamaya çalışıyordum ve sonunda gerçektende bir tane vurmayı başardım. Nasıl hissettim biliyor musunuz? Harika!! Ondan daha zekiydim, pusuda beklerken çıkacağı yeri tahmin etmiştim. Ve sonunda onu yenmiştim, bu durum daha önce yerini hiç bilmediğim bir güdümü heyecanlandırdı, öldürme içgüdümü. Onu avlamıştım, onunla beslenecektim. Ve bu harika bir histi.

Peki bu güdüleri günlük hayatta ne derece tatmin edebiliyoruz? Nerdeyse çok az. Birlikte yaşayabilmek için bunların bir çoğundan ödün vermek zorunda kaldık. (toplum sözleşmesi sikem)
Her yer insan, her yer bir fikir ve düşünce, sürekli bir telaş, hergün çalan milyonlarca alarm sesi. Güneşin doğuşuyla uyanmamız gerekirken. Lanet telefonlardaki horoz sesleriyle uyanıyoruz. Koca yıldız olan güneş bile hareket edip yeni günü müjdelerken bizler yataklarımızdan kalkmaya üşeniyoruz. Fakat çokta haksız sayılmayız. Neden kalkalım ki neden? Sıcak yatağımızı terk etmeye değecek tek bir şey var mı? Malesef var. Ölmek. İş yoksa para yok para yoksa hayat yok, hayat yoksa ölüm. Ölüm = korku. Denklem basit. Keşke böyle olmasa, keşke bizimde bir yörüngemiz olsa ve o yörüngeden sapmadan yola devam edebilsek. Ama bu bilinçsizlik ister. Bilinç her an yoldan saptırabilir. Güneşin yörüngesinden şikayetçi olduğunu hiç sanmıyorum. Kısaca bilinç varken huzur yok, bilinç yokkende hiç birşey yok.

Her yer kadın ya da erkek, ziyan olan binlerce fantazi. Herkesin ve herşeyin bir üst versiyonu çıkacak diye bekliyoruz. Sevgi falan hak getire. Herkes uğranacak ve deneyim kazanılacak bir durak. Peki huzur? Huzur nerede kardeşim. Bilgi çağıymış sikeyim bilgisini. Ben bu dünyaya yaşamaya geldim. Ve Yaşamadan ölmeye itirazım var.

Yarım yamalak yaşamaktansa adamakıllı ölmek daha mı iyi yoksa?

Pisiriknihilist sevgiler diler.

İnsan kendini, kendinden başka bir şeyi olmadığını, iyice kavradığında sevebiliyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s