Neden Somurtup Duruyoruz ?

“Yeni bir adım atmak, yeni bir söz söylemek, insanların en korktuğu şeydir.” F. Dostoyevski

Vazgeçme eşiğim her zaman düşük olmuştur. Bir işi 2 haftadan fazla sürdürdüğümü hatırlamıyorum. Vazgeçmek için her zaman iyi bir bahane bulmuş, hatta bu bahaneleri abartarak çevremin de moral motivasyonunu düşürmüşümdür. Yazılım öğrenmeye başlar 2 hafta sonra bırakırdım, kitap okumaya başlar 50. sayfada pes ederdim. Bunu neden yaptığımı bilmezdim. Sanırım konfor alanı dedikleri şey o kadar rahattı ki, zihnimi veya bedenimi uğraştıracak her şeyi bir çırpıda bırakabiliyordum. Hayattaydım işte, yeme içme param vardı ve başka bir şeye gerek duymuyordum. Zihnim ve bedenim adeta şöyle diyordu ” iyiyiz işte böyle, ne diye strese sokuyorsun ki bizi durduk yere”. Sanırım bu insanım diyen herkeste vardır. Ortalama bir huzura kavuştuğumuz anda tekrar eyleme geçmek için hiç bir şey yapasımız kalmıyor. Anca aç ya da susuz kalacağız ki, vücut fonksiyonlarını sürdürebilmek için sizi harekete geçirmek zorunda kalsın.

İç organlar : Beyler bu domuz gibi yatıp duruyor ama yağ oranı falanda bayağı düştü. Açlıktan gider valla.
Beyin : Olum bi abartmayın ya. Kuru ekmek yese doyar işte amma kastınız.
İç organlar : Bu amk çocuğu böyle yatmaya devam ederse, kuru ekmek alacak parayı bile bulamayacak.
Beyin : Bir dakika lan, haklısınız galiba. Bu salağın işe falan girmesi lazım. Ben buna bir kaygı vermeye başlayayım bakalım.
İç organlar : Tamam çokta yüklenme, bu geri zekalı depresyona falan girer, iyice ekmeğimizden oluruz. Part time falan bir şeyler buldurabilirsin easy olur.
Beyin : Tamamdır beyler. Ben şimdi ona ” senden bir s.kim olmaz, düşüncesi ektim. 2 güne ekmeğini yeriz. Or.ospu çocugu yüzünden benimde aktivitem düştü. Normalde daha yaratıcı şeyler bulurum biliyorsunuz yani.
İç organlar : Tamam moruq sende boş yapmaya başlama. Hallet şu işi .
Beyin : Eyvallah beyler. Bildiğiniz motive edici bir youtube kanalı var mı ?
İç organlar : Birader hafızadan sen sorumlu değil misin ? Bulsana bir kanal, kolayını bulsan bütün işleri bize kitlicen.
Beyin : Tamam lan amma boş yaptınız. Kaçıyorum ben.

RUTİNDEN KAÇINMAK

Rutin berbat bir şey. Her gün işe kalkıp. 2 tane patatesli poğaça yiyor akşam olunca televizyon karşısında uyuyakalıyoruz. Bari bir gün kaşarlı poğaça yesek. O bile standarda geçmiş durumda.

Bizler birer makine değiliz. Eğer; doğa birer makine olmamızı isteseydi. Bize on binlerce yemek çeşidi ve her birine farklı tatlar verecek duyular vermezdi. Tamam hayat çokta güzel bir yer değil, bazen sırf hayatta kalmak için bile ödediğimiz bedel çok ağır olabiliyor. Eeee ne yapacağız peki ? Her gün arkadaşlarımızla toplanıp, halimizden şikayetçi konuşmalar yapmaya devam mı edeceğiz. Yetmez mi sızlandığımız ? Aslında sızlanmak kadar manasız bir şey yok. Çünkü bizim sıkıntılarımız ailemiz dışında kimsenin umurunda değil. Şikayetçi olmakta haklı olabilirsiniz. Buna bir şey diyemem. Ama bu şikayetinizle ne yapıyorsunuz?

-Ya bu ay yavşak patron maaşı eksik yatırdı.
-Eee kardeşim sen ne yaptın.
-Bir şey demedim.
-Neden?
-Şimdi eldeki işimizden de olmayalım.
-En azından, bir daha böyle bir şey olmaz dimi diye sordun mu ?
-Yok sormadım.
-Nedenini sordun mu peki neden eksik yatmış?
-Yok hayır.
-Eee olum o zaman sen neyden dert yanıyorsun lan? Merak etme kibarca sorulmuş bir soruyla kimse işssiz kalmaz. Hayır bu yüzden işsiz kalacaksan kal zaten anasını satayım ya.
-Haklı olabilirsin ama o işler öyle olmuyor.
-Nasıl olmuyor ?
-Boş ver konuyu değiştirelim.

HAYATTAYSAN UMUT VARDIR.

Hayatınıza baktığınızda en çok hangi durumlarda harekete geçtiğinizi görüyorsunuz ? Parasız kaldığınızda? Aynı dersen 4. kez kaldığınızda? Ailenizle kavga edip, sokakta yattığınızda ? Ben hayatta başarısız olmak kadar motive edici bir şey görmedim. Tabi bu, başarısızlığı nasıl karşıladığınızla alakalı. Ailem beni evden kovdu ühühühühü şimdi ne yapacağım ühühhühüü. Ölmedin kardeşim ölmedin. Daha hayattasın. Ve beynine güven o seni hayatta tutmak için bir yol bulacaktır. Cami tuvaletinden suda içersin. Kedi maması da yersin. Korkma bu kadar. 3 yıl işsiz olan hatta, iş aradığı halde işsiz olan bir arkadaşım vardı. Ailesi buna artık destek olmayı bıraktı ve ne oldu biliyor musunuz ? Ertesi gün iş buldu. Nasıl oldu peki bu? Ailesinin yanında güvendeydi çünkü. Gittiği iş görüşmelerinde bile o rahatlığını sezdiriyordu. Ve hiç bir işe giremiyordu. Kendi yolunuza gitmek istiyorsanız önce kendi dayanaklarınızı yıkmalısınız. Bilgisayar başında kötü ama sizi idare eder bir gelir mi elde ediyorsunuz? Satın o leptobu. Yoksa sonsuza dek orada kalabilirsiniz.

Herkes birbirine benzeyen arkadaşlar etrafında toplanıyor. Bir loser yakalayın. Sonra arkadaşlarıyla tanışın. Ya hepsi loserdır. Ya da aralarında bu loserlara hükmetmeyi seven bir kaç alfa bulabilirsiniz. Gerçekten o loserlardan biri olmayı yedirebiliyor musunuz? O siktiğimin alfalarının başarı hikayelerini saatlerce dinleyip “kralsın abi” demeye devam mı edeceksiniz? Gururunuz nereye gitti? Nerde kaybettiniz onu, hatırlamaya çalışın ve kaybettiğiniz yere son kez gidip eski sizin yasını tutun.

Barışın siktiğimin kendinizle. Çirkin misin? Artık şu aynaya bakta evet ben çirkinim de yahu. Şu açıda yakışıklıyım, şapka takınca baya iyiyim demeyi bırakta bi kabullen. Çünkü kabullenmeden değiştiremezsin. Kabullenmezsen o burun ameliyatını 30 sene sonra belki yaptırırsın. Dişleri bozuk olduğu için gülmeyen insanlar tanıdım ben. Be kardeşim senelerdir bundan şikayetçisin kenara her gün 1 lirada mı atamadın. Gülmek lan bu gülmek. Çözümü basit olan şeyleri bu kadar ertelemek kendimize olan saygımızıda alıp götürür.

Olabilir. Gerçektende birileri bu dünyaya sizden daha şanslı gelmiş olabilir. Baba parasıyla rahat ediyor olabilir. İyide sen o durumda değilsin. Kabullen artık ya. Sen sensin. Kaçamazsın bundan. Herkesin eşsiz bir var oluşu var ve sende bu şekilde var oldun. 21. Yüzyıldayız arkadaşlar. Öyle her şeyden sızlanamazsınız. Diyetisyeninden, dişçisine, zayıfsanız body building’e kadar imkanlarınız var. Kullanın bunları. Artık ayağa kalkmak lazım. En azından yürümeye başlayın. Sonra koşarsınız. Lan bu dünyada doğuştan göremeyen, duyamayan insanlar gülümsüyor. Siz ne diye somurtuyorsunuz ?

Siz kendinizden utanmadıkça, hiç kimse sizi utanılacak bir duruma düşüremez.

Pisirikveöfkeli sevgiler diler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s