FELSEFE BOŞ İŞ Mİ ?

Özellikle ülkemizde , iki manalı söz edip, bir şeyleri sorguladığınızı gören hemen hemen herkes size büyük ihtimalle, “bırak bu işleri, felsefe yapma”, gibi sözler etmiştir. Bunun aslında iki sebebi var. Birincisi; birinin algı kalıplarını birden bire kırmaya, gardını düşürmeye çalışırsanız; o kişi elbette, sizden uzaklaşmaya ve sahip olduğu değerleri kendince korumaya çalışacaktır. Çünkü o değerleri kazanmak içinde bir bedel ödemişti ve şimdi delinin biri karşısına geçip iki söz söyledi diye elbette inançlarını ya da kavramlarını terk etmeyecek. Siz kim oluyorsunuz da ona akıl veriyorsunuz, bu ne cüret? İkincisi ise matrix’ten hatırladığımız üzere “Cehalet mutluluktur” sözü. Cehalet mutluluk mu bilmiyorum ama bilmek ve öğrenmek bazı noktalarda gerçekten mutsuzluğa yol açıyor. Bunu da göz önüne alırsak; öyle sandığınız gibi kimsenin gerçeği duymak ya da ne bileyim tanrı üzerine, ahlak üzerine falan kafa yorma isteği yok. Çünkü gerçekten de hayatın koşuşturması içinde; bu tip konulara dalıp gitmek bedenen yorulan insanı birde ruhen yoracak ve belki de neden yaşam mücadelesini verdiğini sorgulamasına yol açacaktır. ( herkes sisifof değil ki mk )

Hayatı boyunca 12 saat çalışmış, hayatın belki de her türlü pisliğe rağmen yaşamaya çalışan, umut eden birine gidip te; Yaa sen boşuna çalışıyorsun, hayatın hiç bir anlamı yok derseniz. O da size elbette
“boş yapma kardeşim” diyecektir.

Size kendi hayatımdan bir örnek vereyim. Üniversite dönemlerimde, dini sorgularken bu konuları yavaş yavaş anneme açmaya başlamıştım. Peki ne oldu biliyor musunuz? Anlattıklarım annemin aklına yattıkça, namaz ve şükür oranı da arttı. Ben, gözünde iblise dönüşmüştüm ve oda bu iblisten kendini kurtarmaya çalışıyordu sanki. Bu durumda ben geri çekildim. Ancak bu sefer annem saldırıya başladı. Tanıdığı dindar kişiler birden evde bitiyor, benle konuşmaya, kendilerince doğru yola sokmaya çalışıyorlardı. Ne tuhaf değil mi? Birine bir ideolojinizi yerleştirmek sanki artık size çalışan bir yapay zeka robot kodlamak gibi. Ve kişinin bunu başardıktan sonraki hal ve tavırları ise insanı gerçekten çileden çıkarıcı.

PEKİ FELSEFE GERÇEKTEN DE BOŞ İŞ Mİ ?

Bu soruya yanıt vermeden önce sizlere sormak istiyorum. Dolu iş nedir? Çok para kazanmak? Yeni bir şey üretmek? Spor yapmak?

Samimiyetle söylüyorum ki felsefe boş iş falan değil. Türümüze has bir şeyi yapıyor olmak neden boş olsun ki? Boş olan; bir yere bağlanmayan, sizi bir sonuca götürmeyen, size keyif vermeyen şeylerdir. Başkalarının sözlerini sorgulayarak içselleştirmeden, onları sağda solda satmaktır boş olan. Hayatında şiir okumamış birinin, internete “kız tavlayan şiirler” yazmasıdır örneğin.

Ayrıca ülkemizde felsefeyle uğraşanlara karşı televizyonla yaratılmış bir imaj var. Fular takan, bir sürü terimi karıştırıp ortaya bir sıçmık atan, dizi ve film karakterleri. Felsefe uğraşını aşağılamaktan başka neye yaradılar? Tabi onlarda haklı, anlayamadıkları şeyi, aşağılayarak sözde bir komedi unsuruna dönüştürmek istiyorlar.

Gelelim özete; biriyle bir şeyler paylaşmadan önce, o kişinin söyleyeceklerinize vereceği tepkileri önceden kestirerek, onun seviyesine inerek söylemenizde fayda var. Aksi takdirde daha çok duyarız ” boşu kes” lafını. Ayrıca birine bir şeyler anlatmak ya da o kişiyi bir şeylere ikna etmek zorunda da değilsiniz. Bir çok şeyi sevgimizden yaptığımızı söyleyerek belki de kendimizi kandırmayı bırakmalıyız. Çünkü herkes kendi doğrusunu diğerine dikte etmeye kalkarsa, toplum olarak kin ve nefret içine düşer, intikamımızı alacağımız günü sabırsızlıkla beklemeye başlarız.

Pisirikboşyapıcı sevgiler diler.

FELSEFE BOŞ İŞ Mİ ?” için bir yorum

  1. İşte böyle yaz 🙂 bu yazı 10 numara 5*
    Felsefe bazılarının sıradışı düşünce ve yaşantısının bilimsellik temeline oturtma işi gibi geliyor.
    Ben felsefeye değil düşünce gücüne inanırım o da aklın sınırları içinde olana. Aklın Sınırlarının Bittiği Yerde duygulara inanırım.
    Aklın Sınırlarının Bittiği Yerde her şey hiçlik olmuyor daha ötesi başlıyor. işte akıl burada yanıyor devre dışı kalıyor, çünkü akıl bilineni anlar bilmediğini, anlamadığını, görmediğini inkar eder.
    Uzun lafın kısası akıl tek başına bir rehber olmuyor.
    Aklın Sınırlarının Bittiği Yerde galiba yaratıcıyı inkar başlıyor. Ya da aklın izah edemediği bir noktaya gelip hiç olmadığını anlayıp inanmaya başlıyor. Hadi Var ol!

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s