İNTERSTELLAR ÜZERİNE…

Bugün yıldızlar arası filmi hakkında konuşmak istiyorum. Filmi izlemeyenleriniz varsa diye baştan söylemek isterim ki bu yazı spoiler içerecek.

Lafı uzatmadan yavaştan başlayalım. Aldığım notlara baktığımda ilk dikkatimi çeken “Cooper ” karakterinin ne kadar iyi bir baba olduğuydu. Bunu açmak gerekirse; çocuklarına karsı saygılı tutumu, onlara sorumluluk bilinci aşılamaya çalışması çok hoşuma gitti. Örneğin; uzay aracına benzer bir uçağı kovaladıkları sahnede, direksiyonu birden oğluna bırakması, ardından aracı indirmeye çalışırlarken bunu tek başına yapmaktansa çocuklarıyla birlikte yapması gösterilebilir. Ayrıca, çocuklarını ne kadar sevdiği de, okula çağrıldığında okul yöneticilerine karşı takındığı agresif tavırla yeterince belli oluyordu. Not ortalaması yüzünden oğluna kızmak yerine sisteme kızıyordu. Aynı şeyi ister istemez bizim toplumumuz içinde düşündüm.

Düşünsenize okul yetkilileri babanızı çağırıyor ve oğlunuzun not ortalaması düşük ancak çiftçi olabilir falan diyorlar. Sizin babanız ne tepki verirdi? Ben çoğu babanın “vay eşek herif demek okumaya niyeti yok, zaten bundan bi bok olmayacağı belliydi” gibi tekiler vereceğini düşünüyorum. Ayrıca, kaynağı götüm olan bir tahmine göre de Türkiye’deki babaların yüzde 70’i hiç bir veli toplantısına bile katılmamıştır diye düşünüyorum. Neyse devam edelim.

A ve B Planı.

Hatırlarsanız filmde yaşanılabilir bir gezegen aranıyordu ve bu gezegen bulunduğunda insanların sözde bu gezegene taşınacakları söyleniyordu. Açıkçası Cooper reyizin bu olasılığa inanmasını, filmi tekrar izlediğimde biraz saçma buldum. Çünkü nasıla dair hiç bir ipucu yoktu. Tamam diyelim gezegeni buldunuz peki o kadar insanı nasıl götüreceksiniz. Buna dair bir şey geçtiğini ben hatırlamıyorum. Varsa hatırlatabilirsiniz. Cooper reyizin bu olasılığa hemen atlamasını da, uzaya olan tutkusu olarak gördüm. Uzaya gideyim de s.kerim planını gamsızlığı vardı üzerinde. Sanırım bu uzay tutkusu onun mantıklı bir sorgulama yapmasına engel olmuştu. Filmin sonlarına doğru ise “aaaa aslında a planı yalan mıydı yaa “falan demesini de açıkçası biraz yapmacık buldum.

Murhy Sevdası

Film, Murphy öne çıkabilsin diye resmen erkek çocuğu bir öküze dönüştürmüştü. Çocuklarına yardım etmeye gelen kız kardeşine karşı saçma tavırlarını çok saçma buldum. Kardesler arasında anlamlı bir düşmanlık olsa hiçbir şey demeyecektim ama güzelim adam bizdeki agresif dedelere dönüşmüştü. Tamam çocuğun ölmüş olabilir de be at kafası daha diğer çocukların var senin. Bırak yardım etsin kardeşin.. kasaba minnet edeceğime keser s.kimi yerim kafasına ne ara eriştin.

O kadını kim astronot yaptı ?

Arkadaşlar bugün a 101’e is başvurusu yapsanız bile elli tane evrak, sağlık testi bilmem ne istiyorlar. O kadın nasıl astronot olabiliyor biri söylesin. Duygusal olarak zayıf bir karakterin o gemide ne isi var ? Hiç mi test etmiyorsunuz? Bizimkiler bilimsel verilerle bu gezgene gitmemiz lazım diyor, kadında oradan “ama hayır sevgiii ,askkk falan diyor.” Ulan senin sevgilinin olduğu gezegene gitmeye çalışmak nedir, ülke falan değil ha gezegen gezegen! Böyle önemli görevlerde genelde bekar ve ilişkisi olmayan insanlar seçilir diye biliyorum. Bu kadının orada işi ne. Ya da, hadi bi tane de filozof olsun gemide diye koymuşlar oraya. ama şu sözü güzeldi “Uzayı ve zamanı aşabilen tek şey sevgiymiş.” Yürü beee. Mantıken baktığımda aslında doğruda söylüyor. Sonuçta sizden çok uzaklarda birini, anılarınızla anımsayabiliyor, görüntüsünü gözünüzde canlandırabiliyor ,sesini kulaklarımızda hissedebiliyoruz. bu açıdan bakınca evet çokta boş bir söz değil. Birde B planı sevici dayının söylediği bir şiir vardı. “Gitme o güzel geceye tatlılıkla.” Ben bu şiiri çok sevdim. İnsanı hayata karsı motive ediyor, insana ufakta olsa bir mücadele ruhu verdiğini düşünüyorum.

Doktor Mann Kafası

Abi sen yaşamak istiyorsan niye astronot oldun? Sana siyanür falan vermediler mi? Baktın gezegende yaşam yok , söylersin diğerlerine. içersin siyanürünü biter gider. Ama bu astronotları kim seçtiyse; herhalde sokaktan toplayıp astronot yapmışlar. Çünkü böyle bir karaktersizlik olamaz. Birde, sözde Dr. Mann onların arasında en iyisiymiş. Herhalde uzay zamandan onunda kafası karışmış olacak ki, yaşama içgüdüsü falan bir şeyler zırvalıyor. Biraz daha zorlasalar, film “Nuri Bilge Ceylan” filmine dönecekmiş. Bir de, anladık, hadi tamam, yaşamak istiyorsun. Yalan söyledin falan çok güzel. Peki niye “ben yalan söyledim.” demiyorsun. Cooper reyiz seni biraz döverdi sonra hep beraber diğer gezegene giderdiniz. Gemiyi niye çalıyorsun oç. Zaten bir tane sevgi pıtırcığı kadın vardı, o sana sahip çıkardı. “yaaa sevgi, “ask falan onu bırakmayalım burada” falan derdi. Seni astronot yapanı s.kmek lazım. Ama hakkını vermek gerek çok feci bir oros.u çocuğusun Dr. Mann..

Gelelim filmin sonuna… Filmi ne zaman izlesem sonunu anlar gibi oluyorum ama sonra neyi anladığımı anlamıyorum. Bu yüzden de kalkıp “zırvaaaa” demeyeceğim. Ne olursa olsun güzel bir film. Hissettirdikleri ve düşündürdükleri için bile izlemeye değer olduğunu düşünüyorum. Şimdilik bu kadar. Kendinize iyi bakın görüşmek üzere.

Pisirikastronot sevgiler diler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s