NO MORE MR. NİCE GUY ÇEVİRİ BÖLÜM 6

ZEHİRLİ UTANÇ

Terk edilme deneyimleri eşliğindeki benmerkezci çocuk, kendisinin kabul edilemez olduğuna dair bir algı oluşturur. Bu sebeple de kendilerinde bir şeylerin yanlış olduğunu ve bu yüzden terk edildikleri sonucuna varırlar. Bu sonuca varmaları ise toksik utanç denilen psikolojik bir durum yaratır. Zehirli utanç inancı kişide şunlara sebep olur : Kişi doğası gereği kötü, kusurlu ya da sevimsizdir. Bu inanca sahip kişi, kötü bir şeyler yaptığına değil gerçekten kötü bir insan olduğuna inanır.

HAYATTA KALMA MEKANİZMALARI

Bu inançla zehirlenen çocuklar 3 önemli mekanizma geliştirir;

1) Varoluş sıkıntısı
2) Benzer olayların olmasını engellemeye çalışma
3) Kendilerinden ve çevrelerinden bu utançlarını gizleme çabası

Çocuklar, bu üçünü başarmaya çalışmak için çok sayıda yaratıcı yol bulur. Öngörüleri, deneyimleri ve kaynakları sınırlı olduğundan, bu hayatta kalma
mekanizmalar genellikle etkisiz ve bazen mantıksızdır. Örnek olarak ; kendini yalnız hisseden bir çocuk ebeveynin dikkatini çekmek için delicesine şımarabilir. Bu tür bir davranışın sonuçları çocuk için iyi olmasa bile, yalnızlığa tercih edilebilir olarak görünür.

Sonuç olarak; “İyi” olmaya çalışmak — başkalarının istediği gibi biri olmaya çalışmak.
küçük bir çocuğun oluşturabileceği birçok olası senaryodan sadece birisi…

EFENDİ ADAMIN KÖKENLERİ

Kendi efendi adam tutum ve davranışlarımı ilk keşfetmeye başladığımda; bu parçaları nasıl bir araya getirebileceğime dair hiç bir fikrim yoktu. Oldukça iyi bir aileden gelmiştim. Diğer erkekleri gözlemlediğimde de benimkilere benzer davranışlara sahip olduklarını gördüm.

Alan
Annesi tarafından yetiştirilmiş Alan üç kardeşli ailenin en büyük çocuğuydu. Annesine hiç acı çektirmediği için kendisiyle gurur duyuyordu. Okulda dersleri iyiydi ve sporla ilgilenmişti. Bu başarılarının onu kardeşlerinden ayırdığına ve annesini gururlandırdığına inanıyordu. Ayrıca üniversite diplomasına sahip olduğu içinde kendini özel hissediyordu.

Alkolik ve tacizci babası; Alan henüz 7 yaşında iken aileyi terk etmişti. Alan henüz o yaşlarda babasının tam tersi biri olmaya karar vermiş, sonuç olarak ta; sabırlı ve cömert biri olduğu için kendisiyle gurur duyuyordu. Asla babası gibi öfkeli biri olmayacaktı. Hiç bir zaman alkol ya da uyuşturucu kullanmamış bunun yerine kilise gençlik grubunda aktif bir lider olmuştu.

Alan’ın annesi ise koyu bir hristiyandı ve Alan’ı da bu yönde yetiştirmişti. Alan zamanla bazı dürtü ve düşüncelere sahip olduğu için günahkar olduğunu düşünmeye; hayatını korku içinde geçirmeye; başlamıştı.

Alan annesini bir melek gibi gibi görüyordu. Onun için her şeyi yapmaya hazırdı ve sık sık babası hakkında annesiyle dertleşiyordu.

Annesi Alan’ın babasından farklı olmasını istiyordu. Onu barışçıl ve kadınlara saygılı bir şekilde yetiştiriyordu. Alan hala annesiyle iletişim halinde ve annesine yardımcı olmak için elinden geleni yapıyor.

JASON

Birinci bölümde tanıttığımız Jason’un ailesi tabiri caizse Jason’ın hayatının içinden geçmişti. Jason çocukluğunu ideal olarak tanımlasa da gerçekte olan “ailesinin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için Jason’u bir kukla gibi kullanmasaydı.

Jason, ebeveynlerinin “mükemmel” olduğuna inanıyordu. Yine de onların aşırı korumacılığı ve katılığı karşısında boğulduğunu da itiraf etmişti.

Babası aileye çok yakındı ve hala Jason’ın hayatını kontrol etmeye çalışıyordu. Ona hangi evi almasını, hangi arabaya binmesini dikte etmeye devam ediyordu.

Annesini ise mükemmel bir kadın olarak tarif ediyordu. Annesinin pek arkadaşı yoktu. Bu yüzden bu bağı çocuklarıyla kurmaya çalışmıştı.

Jason ebeveynlerinin birbirilerine karşı çok fazla sevgi gösterdiğini hatırlamıyordu. Hatta onların sex yaptığını dahi hayal edemiyordu. Hatırladığına göre pek dışarı çıkmıyor en fazla ailece bir yerlere tatile gidiyorlardı.

Jason ailesinden gördüğü mükemmellik anlayışını hayatına uygulamaya çalışmıştı. Yaptığı her şeyin iyi görünmesi için hesaplar yapmış ; iyi bir baba ve iyi bir hristiyan olmuştu. Ancak yine de kendini her zaman için yetersiz ve kusurlu hissediyordu.

Jose

Başarılı bir iş danışmanı olan Jose insanlarla yakın ilişkilerden korkuyordu. Eğitimliydi ve iyi bir kariyere sahipti. Fiziksel olarak ta son derece aktif biriydi, bisiklet sürer, dağcılık yapardı.

Jose kendinden bahsettiğinde, önemsiz bir aileden geldiğini kabul etti. 7 çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. 14 yaşlarında kardeşlerine ebeveynlik yapıyor; kardeşlerini korumak için korkunç bir kaos ile baş etmek zorunda kalıyordu.

Babasını; kızgın, kontrol manyağı ve tacizci olarak tarif ediyordu.

Annesi ise manik depresifti. Ruh halinde aşırı dalgalanmalar yaşıyordu. Evin atmosferi annesinin ruh haline göre korkunç ya da eğlenceli olabiliyordu. Jose henüz küçük yaştayken annesi onu sık sık intihar etmekle tehdit ediyordu.

Jose ailesi gibi olmamak için çok çalıştı. Ailede görevi kaosu engellemek olan Jose’un işi de bir iş danışmanı olarak kaosla baş etmekti. Sanki hayat senaryosu kaos temel alınarak yazılmış gibiydi.

ÇOCUK GELİŞİMİ

Minik Çocuklardan Efendi Adam’a

Küçük cocukların efendi adama dönüşümleri temelde şu 3 ilkeye bağlı gelişmiştir.: Vazgeçme,
toksik utancın içselleştirilmesi ve hayatta kalma mekanizmalarının oluşturulması.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s