NO MORE MR. NİCE GUY ÇEVİRİ BÖLÜM 18

SINIRLARINI ÇİZ

Sınır çizmek hayatta kalmak için çok önemlidir. Sınırlarını belirleyebilen efendi adamlar, kendilerini kurban gibi hissetmeyi bırakıp, kişisel güçlerini geri kazanabilir.

Terapi grubumuzla uyguladığımız bir deney var. Aramızdan bir kişi, sabit bir şekilde ayakta duruyor ve diğeri onun üzerine gidip onu itmeye çalışıyor. Elbette itilen kişiye bunun bilgisi önceden veriliyor. Ama tuhaf bir şekilde efendi adamların çoğu dik bir şekilde durup beklemek yerine, sınırını ihlal ediyor ve geriye doğru çekilmeye çalışıyor. Neredeyse hiç biri, diğerini durdurma cesaretini kendinde bulamıyor. Eğer bir adım geri giderlerse beladan kurtulabileceklerini her şeyin yoluna gireceğine inanıyorlar.

20li yaşlarının ortalarında bir asker olan Jake, sınır koymamanın ve her şeyi tolere etme çabasının, bir ilişkiyi nasıl mahvettiğine dair iyi bir örnek.

Jake, Jenny ile evlenmeden önce Jenny’in yaşlı bir adamla ilişkisi olmuştu. Jake onu kaybetmek istemediği için affetmiş ve bu konuyu bir daha açmayacağına söz vermişti. Bu yüzden konuyu tekrar gündeme getirmemek için büyük bir çaba harcıyor, söyleyeceklerini önceden ölçüp tartıyordu.

Bir seferinde Jenny arkadaşıyla dışarda içki içerken sarhoş olmuştu. Jenny ne zaman sarhoş olsa kavgacı ve acımasız birine dönüşüyordu. Bu esnada Jake’e onu küçük düşürücü bir kaç söz söylemişti. Gecenin kalanını ise barda diğer erkeklerle dans ederek geçirmişti.

Elinden geldiğince sabreden Jake, sonunda Jenny’e “artık eve gitme zamanı” demişti. Jenny ise ona küfredek başından savmaya çalıştı. Sonunda Jake’te ona sürtük diyerek misilleme yaptı ve barı terk etti.

Ertesi sabah arkadaşlarından biri Jenny’i eve getirdi. Jake sessizliğini korumaya kararlı olsa da sonunda dayanamadı ve sefil bir şekilde Jenny’den ona sürtük dediği için özür diledi.

Jake ertesi hafta, gönülsüzce de olsa terapi grubumuzdaydı.

Grup üyeleri onu sevgiyle karşıladı. Jake anlatmaya başladıkça; grup üyeleri sorunun Jenny’de değil kendisinde olduğunu söylediler. Kendini değiştirmedikçe Jenny’i değiştirmeye çalışmasının boşuna olduğunu kavramasını istiyorlardı. Sınırları çizemiyor oluşu, güzel sürmesi muhtemel bir evliliği mahvediyordu.

Jake ertesi gün Jenny ile yüzleşti. İçine düştükleri bu durumdaki sorumluluğunu kabul ettikten sonra, ona davranışlarına artık tahammül edemediğini söyledi. Bir şekilde sınırlarını çizmeliydi. Eğer bu evlilik devam edecekse bazı şartları vardı. Arkadaşlarının yanında kendini küçük düşüremez, diğer erkeklerle flört edemezdi. Ayrıca alkol problemini aşmak için tedaviye başlamasını talep etti.

Jenny Jake’i dinledikten sonra kimsenin kendisine ne yapacağını söylemesine izin vermeyeceğini söyledi. O gece bir çanta topladı ve bir arkadaşının evine yerleşti. Jake sonraki bir kaç gün perişan halde olsa bile onu arayıp, geri gelmesi için yalvarmadı bunun yerine gruptaki bazı arkadaşlarını arayıp onlarla konuştu.

3 gün geçtikten sonra Jenny Jake’i aradı ve konuşmak istediğini söyledi. Jenny başlarda öfkeyle bağırmak istese de Jake’in haklı olduğunu biliyordu. Jane evlilikleri boyunca ilk kez eşine saygı duyduğunu söylemişti. Evliliklerini kurtarmaları için ne gerekiyorsa yapacağına söz vermiş ve ertesi hafta tedaviye başlamıştı.

Sizlerde kendinizi gözlemleyin. Hayır diyemediğiniz olayları, sizi üzeceği için ertelediğiniz kararları listeleyin ve güvendiğiniz insanla paylaşın.

BÖLÜM 6

ERKEKLİĞİNİ GERİ KAZAN

EFENDİ ADAMLAR DİĞER ERKEKLERLE BAĞLANTILARINI KESME EĞİLİMDELER

Efendi adamların sık sık aşağıdaki gibi yorumlar yaptığını duyuyorum.

-Diğer erkeklerle görüşmek istemiyorum. Onlarla ne hakkında konuşacağımı bilmiyorum.
-Erkeklerin çoğu şerefsiz.
-Eskiden erkek arkadaşlarım vardı ama eşim onlarla görüşmemi zorlaştırdı.
-Yalnız kalmayı daha çok seviyorum.

Bir çok efendi adam çocuklukta edindikleri negatif erkeklik deneyimleri yüzünden, diğer erkeklerle iletişim kurmakta zorlanıyor.

Buna bağlı olarak efendi adamların geliştirdiği diğer bir inanç, diğer erkeklerden farklı olduklarını düşünmeleridir. Bu çarpık düşüncelerinde, çocuklukta, kötü ve ulaşılamaz babalarının etkisi oldukça fazladır.

Diğer erkeklerden farklı olduklarını düşünürler çünkü;

Kontrol etmiyorlar.
Kızgın ve öfkeli değiller.
Şiddet eğilimleri yok.
Bir kadının ihtiyaçlarına özen gösterirler.
İyi birer aşıklar.
İyi birer babalar.

Efendi adamlar, diğer erkeklerden koptukça ve onlardan farklı olduklarını düşündükçe, kendilerini erkek arkadaşlığının pek çok olumlu yönünden mahrum bırakmaya devam edeceklerdir.

Yukarıdaki listeyi tekrar gözden geçirin. Bilinçsizce babanızdan ve diğer erkeklerden farklı olmak için neler yapıyorsunuz? Bu yaptıklarınız sizi diğerlerinden koparıyor mu?

Ben erkekliği; bir erkeğin hayatta kalmak için giyindiği ekipmanlar olarak tanımlıyorum. Eğer erkekler bu donanımları giymeyi reddedip, maskülen enerjilerinden vazgeçseydiler, neslimiz çağlar öncesinde tükenmiş olurdu. Maskülenlik, bir erkeği üretmek için güçlü tutar. Aynı zamanda kendisi için önemli olan şeyleri karşılamasını ve korumasını sağlar.

Maskülenite şunları içerir :
Güç
Disiplin
Cesaret
Tutku
Sebat
Bütünlük

Maskülen enerji aynı zamanda yıkıcılık ve saldırganlık potansiyeli de barındırır. Bu iki özelliğe sahip olmak efendi adamları ölesiye korkutur. Bu nedenle bu özelliklerini gizlemek için uğraşıp dururlar.

Efendi adamlar mascülenliklerinin karanlık tarafını gizleyerek kadınların beğenisini kazanacaklarını umarlar. 1960’lardan beri kültürümüze nüfuz eden, anti masculanite iklimi düşünüldüğünde efendi adamların böyle davranması çokta mantıksız görünmüyor. İronik bir şekilde çoğu efendi adam, kadınların geri zekalı erkeklere doğru çekilmesinden şikayetçiler. Aslında bu adamlar her ne kadar geri zekalı gibi görünse de kendilerine ait maskülen bir enerjileri olduğunu görmezden gelmemek gerekiyor.

Maskülenitesini bastıran efendi adamlar, cinsel iddialarını, rekabet güçlerini, yaratıcılıklarını, egolarını ve güçlerini kaybederler. Küçük erkek çocuklarını gözlemlediniz mi ? Oyun alanlarında maskülenitelerini nasılda ifade ediyorlar, değil mi ?

ANNE KUZUSU OLMAYIN

Efendi adamlar annelerine çok bağlıdır. Bu bilinçsiz bağ çocukluk dönemlerinde gelişmiştir.

Bütün küçük çocuklar, doğal olarak annelerine aşık olur ve eksikliğinden korkar. Sağlıklı birer anne baba çocuklarının bu gelişim döneminde onlara yardımcı olur. Ardından, genç çocuk annesinden ayrılır ve yetişkin erkek ve kadınlarla ilişkiler geliştirir.

Her aile bu sağlıklı geçişi kolaylaştırmada önemli bir rol oynar.

Bir anne çocuğun ihtiyacı kadarını vermeyi bilmeli ve onun üzerinde bir bağımlılık yaratmamalıdır. Aynı zamanda anne, kendi ihtiyaçlarını karşılamak için oğlunu kullanma eğilimde olmamalıdır.

Baba ise oğlunu annesinin rahat kucağından erkeklerin zorlu dünyasına geçişte eğitmeli ve motive etmelidir. Bir erkek çocukla sağlıklı ilişkiler ancak böyle kurulabilir.

Çoğu efendi adam çocukluk dönemlerinde babalarıyla çok az ilişki kurabiliyor. Bunun sonucu olarak ise anneleriyle sağlıksız bir bağ kurmak zorunda kalıyorlar. Bu bağ kurulduğunda genelde kızgın, eleştirel ya da kontrolcü bir anneyi memnun etmek zorunda kalıyorlar.

Bütün bu olanlar, anneyi memnun etmeye çalışan, onun küçük arkadaşı olan, annelerine karşı tek eşli bir durumda kalan efendi oğlanlar yaratıyor.

50li yaşlarının sonlarında bir kadın olan Anita, ana kuzusu bir adamla evliydi. Anita ile beni aradığında tanıştım, kocası için randevu almak istiyordu. Kocasının ilişkiler hakkında tavsiyeye ihtiyacı olduğunu düşünüyordu. Seansımıza başladığımızda kanepeye oturdu ve gergin bir şekilde gülümsedi.

“Buraya geldiğim için kendimi bir aptal gibi hissediyorum ama kiminle konuşacağımı bilemedim, kocamın sekreteriyle bir ilişkisi olduğunu düşünüyorum ama o reddediyor.”

Anita’nın gülümsemesi kayboldu ve yerini kederle dolu bir bakış aldı. Gözleri dolmuştu.

“Kocam son zamanlarda çok şey yaşadı. Üzerinde çok fazla baskı var ve finansal olarak köşeye sıkıştı, geçen yıl annesi öldü. Annesiyle çok yakın bir ilişkileri vardı ve sanırım bu onun için çok zor oldu.”

Anita kocasının sadakatsizliği hakkındaki şüphelerinden bahsediyor ki, sonra yine anne konusuna döndü.

“Kocamı tanımasam sekreterine olan tutkusun gerçek bir tutku olduğunu düşünürdüm ama bu tutku tuhaf bir şekilde annesinin ölümünden sonra başladı. Sanki hayatındaki boşluğu doldurmak istiyordu. Aslında annesi iyi bir kadındı, ama içimde bir yerlerde kocamın benden çok ona bağlı olduğunu seziyordum. Sizce birinin kayınvalidesini kıskanması normal mi?

Anita’yı cesaretlendirerek, eşinin ailesinden bahsetmesini istedim.

” Babasından farklı, harika bir adam olduğuna inanıyor, elbette annesi yüzünden.”

“Babası çocuklarına karşı çok sertti sanki sadece onları besleme işinden sorumlu gibiydi. Annesi ise babasının aksine ihtiyaç anında çocuklarıyla olmak ve onları dinlemek konusunda iyiydi.

Anita kocasının sadakatsizliği dışında bir şeylerden konuşabildiği için rahatlamış görünüyordu.

“Annesi ölmeden önce eşim, annesinin evine iki güzel sandalye almıştı çünkü babasının böyle bir şey yapmayacağını biliyordu. Annesini hastahaneye götürüyor, güzel yerler gezdiriyordu. Bir keresinde ona, bana hiçte annesine davrandığı gibi iyi davranmadığını söyledim. Bunu duymak hiç hoşuna gitmemişti. Bir daha böyle bir şey söylememi istedi benden.”

“Ardından benimle iki hafta boyunca konuşmadı. Bende o konuyu bir daha gündeme getirmedim.

Anita bir an durakladı ve sordu. ” Sekreteriyle olan ilişkisinin annesinin ölümüyle alakalı olabileceğini mi düşünüyorsunuz? “

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s