NO MORE MR. NİCE GUY ÇEVİRİ BÖLÜM 27

ÖZ İMAJ

Çocukluk dönemlerinde ihtiyaçları zamanında ve yeterli bir şekilde karşılanmayan efendi adamlar, kendileri hakkında çarpık bir görüş geliştirdi. Henüz olgunlaşmamış zihinleri kendi ihtiyaçlarının bir önemi olmadığını düşünmeye başlamıştı.

Bu içselleştirilmiş yetersizlik duygusu, onları yetişkin hayatlarında da her şeyi doğru yapmaya itti.
Böyle yaparlarsa kimsenin onların ne kadar yetersiz olduklarını anlamayacağına inandılar.
Bu çarpık öz imajın sonucu olaraksa efendi adamlar, hayatlarını bir perdenin arkasında geçirip
asla sahneye çıkamayan insanlara dönüştüler.

YOKSUN HİSSETME

Çocuklukta ihtiyaçları yeterince karşılanmayan efendi adamlar, dünyayı bir kıtlık ve yoksunluk alanı olarak görmeye başladılar. Bu yüzden sahip oldukları şeyleri yitirmemek için onlara sıkı sıkı tutunmaları gerekiyordu. Bu da onları
kontrolcü ve manipülatif bireylere dönüştürüyordu.

Bu yoksun hissetme durumu, efendi adamların büyük atılımlarda bulunmalarının önünde de engeldi.
Asla iyi şeyleri hakkettiklerine inanmıyor, hayata bakışlarına karşıt fikirlere ise kulak asmıyorlardı. Tek hak ettiklerinin başkalarından arta kalan şeyler olduğunu düşünüyorlardı. Bu yüzden efendi adamlar nadiren
istedikleri gibi bir hayat yaşayabiliyor, nadiren kendi potansiyellerine ulaşabiliyorlardı.

TANIDIK VE İŞLEVSİZ ŞEYLERE TAKILI KALMA

Efendi adamlar nadiren istedikleri türden ilişkiler yaşarlar. Sağlıklı bir insan, bir şeyler yolunda gitmediğinde kendini toplayıp, yeni bir yola çıkmayı denerken, efendi adamlar aynı şeyleri daha fazla tekrarlamanın bir şeyleri mucizevi bir şekilde değiştireceğini umarlar.

İşlerinde de çok farklı olmayan bu adamlar, onları kariyerlerinde bir yerlere götürmeyecek, işlevsiz işleri tercih etme eğiliminde oluyorlar.
Kendilerini sürekli çaresiz ve bir kurban gibi hisseden bu adamlar, aynı işlevsiz kalıplara tekrar tekrar takılıp, asla tatmin olamıyorlar.

TUTKULARINIZI VE POTANSİYELİNİZİ FARK EDİN

Benim amacım bu kitabı okuyanları ya da terapi grubuma gelenleri milyoner yapmak değil. Aslında anlatmak istediklerimin para ile ya da başka maddi zenginliklerle çok az ilgisi var.

Bir çok efendi adam, farkında olmasalar da son derece yetenekli ve zekiler. Bu adamların bu sendromdan kurtulmaları için kendilerini olduğu gibi kabul edip, tutkularını kucaklamaları ve korkularıyla yüzleşmeleri gerekiyor.

Kendilerine ve dünyaya karşı daha doğru bir görüş edinebilen bu adamlar kainatın nelere gebe olduğunu kendi hayatlarında gözlemlemeye başlayabilir.
Bu bazen para, bazen aşk, bazen de seks şeklini alabilir. Bazense bunların hepsidir.

Bu bölümün geri kalanında efendi adamların kendilerini toparlamasına yardımcı olacak stratejiler sunulmaktadır.

KORKULARINIZLA YÜZLEŞİN

Charlie onu ilk tanıdığımda nefret ettiği bir işte sıkışıp kalmış, sıradan efendi adamlardan biriydi.
Okulunu bitirmeden önce girdiği bir iş yerinde çalışıyordu. Ancak mezun olursa ve şirketle çalışmaya devam
ederse ona terfi edeceği söylenmişti. Fakat bu olmamış, Charlie mezun olmasına rağmen hala aynı sıkıcı
işleri yapmaya devam ediyordu. Charlie olan bitenin farkında olmasına rağmen küskünlüğünü bastırmış
ve ne yapıyorsa onu yapmaya devam etmişti.

Charle’nin bir tutkusu vardı : uçmak. Annesinin uyarılara rağmen Charlie, okulu bitirdikten sonra uçuş dersleri almaya başlamıştı. Pilot lisansı almayı hayal eden Charlie, amacına ulaşmak için gerekenleri başaramayacağını düşünüyordu.

İş yerinden bir kadın Charlie’ye web sitemi önermişti. “Efendi adam” tanımını okuyan Charlie şaşkınlığa uğramış buna rağmen bana bir e-mail göndermesi altı ay kadar sürmüştü. Charlie aslında siteme ilk baktığında bir erkek kulübüne katılması gerektiğini fark etmişti ancak savunmasız kalma fikri onu korkutuyordu.

Sürüp giden bir buçuk yıl boyunca Charlie tek bir inançla yaşadı: korkusuyla yüzleşecekti. Charlie’nin ilerlemesi yavaş ama istikrarlıydı.
Yürüyene kadar emeklemesi gereken bir bebek gibiydi. Fakat bir kez yürümeye başladığında; artık onu durdurabilecek hiç kimse yoktu.

Yaklaşık on sekiz aylık bir sürenin sonunda Charlie tutkularını ve hayattaki amacını yeniden keşfetmişti.

  • Terapi grubumuzda daha aktifti.
  • Çocukken ailesinden aldığı negatif mesajlara ve ona yaşatılan ihmal süreçlerini inceliyordu.
  • Babasından danışmaya gelmesini ve onunla yüzleşmek istediğini söyledi. Çocukken neden bu kadar ulalışmaz olduğunu
    sordu.
  • Uçuş derslerine parasının yetmemesi konusunda, kız arkadaşını suçlamayı bıraktı.
  • Mevcut uçuş okulu ona istediği türden talimatları ve ekipmanları sunamadığından, okulu değiştirdi.
  • Daha iyi bir iş için görüşmelere başladı.
  • Yetersizlik duygularıyla ve kendi nitelikleri hakkında çarpık inanışlarıyla yüzleşmeye başladı.
  • Evin sorumluluklarından kaçar diye korktuğu kız arkadaşıyla açık açık konuştu.
  • Solo uçuşunu yaptı ve pilot lisansını aldı.
  • Terapi grubumuzdaki erkeklerin onu doğum günü için bir restorana götürmelerine izin verdi.
  • Kendini geliştirebileceğime inandığı bir mühendislik firmasına başvurdu ve işi aldı. Sonuçta yetenekliydi ve şirketlerine sunacak bir şeyleri vardı.

Charlie, grubumuza işi aldığından bahsettiğinde muazzam boyutlarda bir dönüşüme şahit olduğumu fark ettim. Charlie içe kapanık, korkak bir adam olmayı bırakmış ve tutkuyla gelişen bir adama dönüşmüştü.

Daha sonra Charlie’den bana başarısının formülünü içeren bir e-posta yazmasını rica ettim. O da yazdı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s